PEZKUWICHAINDIJITAL KURDISTAN NEWS 15 HEZÎRAN 2026 · DUŞEM
Gündem Kültür & Edebiyat
Kültür & Edebiyat

Hilafetin Gölgesinde Kürd Milliyetçiliği: Kemal Silêmanî'nin Kitabı Arapçada
Kürd tarihçi Kemal Silêmanî'nin Osmanlı'nın son yarım yüzyılında İslam ile milliyetçilik ilişkisini Kürd metinleri üzerinden inceleyen kitabı, Muhammed Şemdîn'in çevirisiyle Arapça yayımlandı.

Hilafetin Gölgesinde Kürd Milliyetçiliği: Kemal Silêmanî'nin Kitabı Arapçada

Kürd tarihçi Kemal Silêmanî'nin Osmanlı'nın son yarım yüzyılında İslam ile milliyetçilik ilişkisini Kürd metinleri üzerinden inceleyen kitabı, Muhammed Şemdîn'in çevirisiyle Arapça yayımlandı.

Kürd tarihçi Kemal Silêmanî'nin 2016'da Palgrave Macmillan tarafından yayımlanan Islam and Competing Nationalisms in the Middle East, 1876–1926 adlı kitabı, el-İslam ve'l-Kavmiyyat el-Mütenafise fi'ş-Şark el-Evsat adıyla Arapçaya çevrildi. Çeviriyi, yazarın daha önce bir makalesini ve kitabın bir bölümünü Arapçaya aktarmış olan Muhammed Şemdîn yaptı; Silêmanî, kitabın yayımlandığını duyurduğu notunda çevirmenin bu işe iki yılını verdiğini belirterek ona teşekkür ediyor. Bu çeviri, Osmanlı'nın son yarım yüzyılında İslam ile milliyetçilik arasındaki ilişkiyi Kürdlerin gözünden yeniden okuyan bir çalışmanın Arap okuruna ulaşması bakımından önem taşımaktadır. Kitabın sorusu, Ortadoğu tarihyazımında uzun süre yerleşik kabul edilmiş bir ayrımı hedef alır: din ile ulus, ümmet ile millet birbirinin karşıtı mıdır, yoksa aynı dönemde aynı insanların elinde iç içe mi işlemiştir?

Yazar ve Kitabın Yeri

Kemal Silêmanî, İslam ve Ortadoğu tarihi alanında 2014'te Columbia Üniversitesi'nde doktorasını tamamlamış, ardından Mardin Artuklu Üniversitesi, New York'taki Queens College ve City College ile Meksika'daki El Colegio de México'da ders vermiş bir tarihçidir. Ana dili Soranî olan yazar Kurmancî, Farsça, Arapça, Türkçe ve Osmanlıca kaynakları aslından okuyabilmektedir ve kitabın asıl gücü de buradan gelir. Kitap, yazarın Columbia'ya sunduğu doktora tezinden doğmuştur; Osmanlı arşiv belgeleri, dönemin gazeteleri, Şêx Ubeydullahê Nehrî'nin Farsça mesnevisi ve mektupları ile Said Nursî'nin sürgün öncesi yazıları gibi metinler üzerine kuruludur. Bu bakımdan çalışma, Kürd siyasi düşüncesini dışarıdan gözlemcilerin ya da devlet arşivinin diliyle değil, Kürd aktörlerin kendi metinleri üzerinden okumaya çalışan az sayıdaki akademik eserden biri niteliğindedir.

Üç Bölümlü Bir Tartışma

Kitap, giriş ve sonuç dışında üç kısımdan ve yedi bölümden oluşur. Birinci kısım, din düşüncesi ile milliyetçilik arasındaki ilişkiyi ve hilafet siyasetinin eski ve yeni biçimlerini ele alır. Yazar burada, milliyetçiliğin dini kamusal alandan ittiğini varsayan kuramlara itiraz eder ve hilafetin Kur'an'da tarif edilmiş tek bir siyasi düzen olmadığını, tarih boyunca tartışılan ve farklı çıkarlara göre yeniden tanımlanan bir kurum olduğunu gösterir. İkinci kısım, Osmanlı ve Türk resmi milliyetçiliğini ve II. Abdülhamid'in panislamizmini inceler; kitabın en uzun bölümü olan bu kısımda, Abdülhamid döneminde devletin tanımladığı "doğru İslam" anlayışının Türk merkezli bir kimlik ve medeniyet iddiasıyla iç içe geçtiği savunulur. Üçüncü kısım ise Kürd milliyetçiliğine ayrılmıştır ve üç örnek üzerinden ilerler: Şêx Ubeydullahê Nehrî, Said Nursî'nin sürgün öncesi yazıları ve hilafetin kaldırılmasının ardından gelen 1925 Şêx Seîd hareketi. Dolayısıyla kitabın kuruluşu, önce kuramsal zemini, sonra merkezin İslam yorumunu, en sonda da bu yoruma karşı Kürdlerin geliştirdiği cevabı sıralayan bilinçli bir düzen izlemektedir.

Bu düzenin arkasında kitabın merkezi iddiası durur:

Osmanlı'nın son döneminde İslam tek ve ortak bir kimlik değildi; her milliyetçilik kendi "doğru İslam"ını tanımlıyor, hilafet de evrensel bir makam olmaktan çok milliyetçi rekabetin alanına dönüşüyordu.

Şêx Ubeydullah'tan Şêx Seîd'e

Kitabın Kürd okuru için en dikkat çekici bölümü, Şêx Ubeydullahê Nehrî'ye ayrılan uzun bölümdür. Yazar, Nakşibendî şeyhinin 1880 hareketini yerel bir aşiret ayaklanması olarak değil, Osmanlı ve Kaçar yönetimini birlikte reddeden ve ayrı bir Kürd siyasi varlığı talep eden bir girişim olarak okur. Şeyhin, bu dönemde Amerikalı misyoner hekim Joseph Cochran'a yazdığı mektupta Kürd milletinin dini, yasaları ve gelenekleriyle ayrı bir millet olduğunu ve kendi işlerini kendi eline almak istediğini söylemesi, bu okumanın en çok bilinen dayanağıdır. Silêmanî'ye göre Ubeydullah, devleti Kürd merkezli bir İslam anlayışının aracı olarak görmekteydi; bu da Kürdlerin İslam'ı Türklerden ve Farslardan ayrılmanın gerekçesi olarak da kullanabildiğini göstermektedir. Arapça baskının kapağında Şêx Ubeydullah'ın 1880 civarındaki nüfuz alanını gösteren bir haritanın yer alması da bu bölümün kitaptaki ağırlığını yansıtmaktadır.

Said Nursî bölümü daha temkinli bir tablo çizer. Yazar, Nursî'nin 1908 öncesi ve sonrası yazılarında Kürdlerin geri bırakılmışlığını, okuma yazma oranının düşüklüğünü ve iç çekişmelerini dert edindiğini, Kürd ulusal bilincini ipi kopmuş tespih tanelerine benzettiğini aktarır. Nursî'nin Kurdistan'da bir üniversite kurma tasarısı, bu kaygının somut bir karşılığı olarak ele alınır. Bu bölüm, Kürd milliyetçiliğinin yalnızca ayaklanmalarla değil, eğitim ve dil talebiyle de kendini ifade ettiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Son bölüm, 3 Mart 1924'te hilafetin kaldırılması ve aynı gün Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kurulmasıyla başlayan dönemi ve 1925 Şêx Seîd hareketini inceler. Bölümün başlığı olan "dinî kılıkta tam teşekküllü milliyetçilik" ifadesi, kitabın bu hareket hakkındaki yargısını özetler: Şêx Seîd'in dinî söylemi, Kürd milli talebini örten bir perde değil, o talebin dönemin diliyle ifadesidir. Yazar ayrıca Kemalist yönetimin "irtica" kavramını, kendi tanımladığı İslam'ı meşrulaştırmak ve Kürd muhalefetini gerici diye damgalamak için kullandığını, bu kavramın Abdülhamid döneminden devralındığını öne sürer. Bu bakımdan kitap, 1925'i "dinî gericilik" ile "laik cumhuriyet" arasındaki bir çatışma olarak sunan resmi anlatıyı ciddi biçimde sarsmaktadır.

Arapça Çevirinin Anlamı

Arapça baskının önemi, kitabın tartıştığı meselenin Arap dünyasındaki karşılığından gelir. Arap tarihyazımında ve siyasi dilde Kürd milliyetçiliği uzun süre ya dış güçlerin projesi ya da İslam ümmetini bölen bir sapma olarak anlatılmıştır. Silêmanî'nin kitabı ise Kürd milli düşüncesinin Osmanlı'nın son döneminde, İslam'ın içinden ve İslam'ın diliyle doğduğunu belgelerle gösterir; bu da Arap okuruna Kurdistan meselesini dışarıdan dayatılmış bir dava olarak değil, bölgenin kendi tarihinden çıkan bir hak talebi olarak görme imkânı verir. Muhammed Şemdîn'in daha önce kitabın Şêx Seîd bölümünü ve yazarın bir Kürd sufi şeyhi ile Hristiyan komşuları üzerine makalesini Arapçaya aktarmış olması, bu çevirinin uzun bir emeğin ürünü olduğunu da göstermektedir.

Kitabın yöntemi kimi okurları zorlayabilir; kuramsal birinci kısım yoğun bir tartışma içerir ve Kürd tarihine ayrılan bölümler, kitabın ancak ikinci yarısında başlar. Bununla birlikte asıl katkı da tam bu sabırdan doğar, çünkü yazar Kürd örneğini, Osmanlı ve Türk resmi milliyetçiliğinin İslam'ı nasıl kullandığını gösterdikten sonra ele alır ve böylece Kürd hareketlerini ayrı bir istisna olarak değil, aynı dönemin rakip milliyetçiliklerinden biri olarak konumlandırır. Kitabın bir an önce Türkçeye ve Kürdçeye de kazandırılması, Bakur'daki tartışma için ayrı bir önem taşımaktadır.

Kemal Silêmanî'nin kitabı, din ile ulusu, ümmet ile milleti karşıt kutuplar olarak gören anlatıyı Kürd metinleriyle sınamakta; Şêx Ubeydullah'tan Şêx Seîd'e uzanan çizgiyi, hilafetin gölgesinde kendi sesini arayan bir milli talebin tarihi olarak okumaktadır.

Kaynakça

  • Şemdîn, M. (2025, 3 Ekim). Ortadoğu'da İslam ve Rekabet Eden Milliyetçilikler (1876–1926) [Kitap incelemesi]. nlka.net.
  • Soleimani, K. (2016). Ortadoğu'da İslam ve Rekabet Eden Milliyetçilikler, 1876–1926. Palgrave Macmillan.
  • Soleimani, K. (2026). el-İslam ve'l-Kavmiyyat el-Mütenafise fi'ş-Şark el-Evsat, 1876–1926 (M. Şemdîn, Çev.).

Neteweperweriya Kurd di Siya Xîlafetê de: Pirtûka Kemal Silêmanî bi Erebî

Pirtûka dîroknasê Kurd Kemal Silêmanî, ku têkiliya Îslam û neteweperweriyê di nîv sedsala dawî ya Împeratoriya Osmanî de bi riya metnên Kurdî lêdikole, bi wergera Muhammed Şemdîn bi Erebî hat weşandin.

Pirtûka dîroknasê Kurd Kemal Silêmanî ya bi navê Islam and Competing Nationalisms in the Middle East, 1876–1926, ku di sala 2016an de ji aliyê Palgrave Macmillanê ve hatibû weşandin, bi navê el-İslam ve'l-Kavmiyyat el-Mütenafise fi'ş-Şark el-Evsat bo Erebî hat wergerandin. Werger ji aliyê Muhammed Şemdîn ve hat kirin, ku berê gotareke nivîskar û beşeke pirtûkê wergerandibûn Erebî; Silêmanî di wê nota xwe de ku weşandina pirtûkê tê de ragihandiye, dibêje ku wergêr du salên xwe dane vî karî û spasiya wî dike. Ev werger xwedî girîngî ye, ji ber ku xebateke ku têkiliya di navbera Îslam û neteweperweriyê de di nîv sedsala dawî ya Împeratoriya Osmanî de ji çavê Kurdan ji nû ve dixwîne, digihîne xwendevanên Ereb. Pirsa pirtûkê cudahiyeke dike armanc ku di dîrokanivîsiya Rojhilata Navîn de demeke dirêj wekî rastiyeke cihgirtî hatiye qebûlkirin: gelo ol û netewe, ummet û milet dijberên hev in, an jî di heman serdemê de, di destê heman mirovan de, di nav hev de xebitîne?

Nivîskar û Cihê Pirtûkê

Kemal Silêmanî dîroknasek e ku di sala 2014an de li Zanîngeha Columbia di warê dîroka Îslam û Rojhilata Navîn de doktoraya xwe temam kiriye, paşê li Zanîngeha Mardin Artuklu, li Queens College û City College a New Yorkê û li El Colegio de México ya Meksîkayê ders daye. Nivîskarê ku zimanê wî yê dayikê Soranî ye, dikare çavkaniyên Kurmancî, Farisî, Erebî, Tirkî û Tirkiya Osmanî ji eslê wan bixwîne û hêza sereke ya pirtûkê jî ji vir tê. Pirtûk ji teza doktorayê derketiye ku nivîskar pêşkêşî Columbiayê kiribû; li ser metnên wekî belgeyên arşîva Osmanî, rojnameyên wê serdemê, mesneviya Farisî û nameyên Şêx Ubeydullahê Nehrî û nivîsên Said Nursî yên beriya sirgûnê hatiye avakirin. Ji vê alî ve, xebat yek ji wan çend berhemên akademîk e ku hewl didin ramana siyasî ya Kurd ne bi zimanê çavdêrên derveyî an jî yê arşîva dewletê, lê bi riya metnên aktorên Kurd bi xwe bixwînin.

Nîqaşeke Sê Parî

Pirtûk, ji bilî destpêk û encamê, ji sê paran û heft beşan pêk tê. Para yekem têkiliya di navbera ramana olî û neteweperweriyê de û şêweyên kevn û nû yên siyaseta xîlafetê dinirxîne. Nivîskar li vir li dijî wan teoriyan derdikeve ku texmîn dikin neteweperwerî olê ji qada giştî dûr dixe, û nîşan dide ku xîlafet ne pergaleke siyasî ya yekane ye ku di Quranê de hatibe pênasekirin, lê saziyek e ku di dirêjahiya dîrokê de hatiye nîqaşkirin û li gorî berjewendiyên cuda ji nû ve hatiye pênasekirin. Para duyem neteweperweriya fermî ya Osmanî û Tirk û panîslamîzma Abdulhemîdê Duyem lêdikole; di vê parê de, ku beşa herî dirêj a pirtûkê ye, tê parastin ku di serdema Abdulhemîd de têgihîştina "Îslama rast" a ku dewletê pênase dikir, bi îddîayeke nasname û şaristaniyê ya Tirk-navendî re tevlihev bûye. Para sêyem jî ji neteweperweriya Kurd re hatiye veqetandin û li ser sê mînakan pêş dikeve: Şêx Ubeydullahê Nehrî, nivîsên Said Nursî yên beriya sirgûnê û tevgera Şêx Seîd a 1925an a ku piştî rakirina xîlafetê hat. Ji ber vê yekê, avahiya pirtûkê rêzeke hişmendane dişopîne: pêşî bingeha teorîk, paşê şîroveya navendê ya li ser Îslamê û di dawiyê de jî bersiva ku Kurdan li hember vê şîroveyê pêş xistiye.

Li pişt vê rêzê îddîaya navendî ya pirtûkê heye:

Di serdema dawî ya Osmanî de Îslam ne nasnameyeke yekane û hevpar bû; her neteweperweriyê "Îslama rast" a xwe pênase dikir, xîlafet jî ji makameke gerdûnî bêtir vediguherî qadeke pêşbaziya neteweperweriyan.

Ji Şêx Ubeydullah heta Şêx Seîd

Ji bo xwendevanê Kurd beşa herî balkêş a pirtûkê, ew beşa dirêj e ku ji Şêx Ubeydullahê Nehrî re hatiye veqetandin. Nivîskar tevgera şêxê Nexşebendî ya 1880an ne wekî serhildaneke eşîrî ya herêmî, lê wekî hewldanekê dixwîne ku hem desthilatdariya Osmanî hem jî ya Qacar bi hev re red dikir û hebûneke siyasî ya Kurd a cuda dixwest. Bingeha herî naskirî ya vê xwendinê ew name ye ku şêx di vê serdemê de ji bijîşkê mîsyoner ê Amerîkî Joseph Cochran re nivîsandiye û tê de dibêje ku neteweya Kurd bi ol, qanûn û kevneşopiyên xwe neteweyeke cuda ye û dixwaze karên xwe bigire destê xwe. Li gorî Silêmanî, Ubeydullah dewlet wekî amûra têgihîştineke Îslamê ya Kurd-navendî didît; ev jî nîşan dide ku Kurdan dikaribûn Îslamê wekî sedema veqetîna ji Tirk û Farisan jî bi kar bînin. Cihgirtina nexşeyeke li ser bergê çapa Erebî, ku qada bandora Şêx Ubeydullah a li dora sala 1880an nîşan dide, jî giraniya vê beşê di pirtûkê de nîşan dide.

Beşa Said Nursî wêneyeke bi hişyarîtir xêz dike. Nivîskar vediguhêze ku Nursî di nivîsên xwe yên beriya 1908an û piştî wê de, rewşa paşdemayî ya ku Kurd tê de hatibûn hiştin, kêmbûna rêjeya xwendin û nivîsandinê û nakokiyên wan ên navxweyî kiribûn derdê xwe, û hişmendiya neteweyî ya Kurd dişibandin libên tizbiyeke ku bena wê qetiyaye. Projeya Nursî ya avakirina zanîngehekê li Kurdistanê, wekî bersiveke berbiçav a vê fikarê tê nirxandin. Ev beş girîng e, ji ber ku nîşan dide neteweperweriya Kurd ne tenê bi serhildanan, lê bi daxwaza perwerde û ziman jî xwe diyar kiriye.

Beşa dawî wê serdemê ku bi rakirina xîlafetê di 3ê Adara 1924an de û bi damezrandina Serokatiya Karûbarên Olî di heman rojê de dest pê kir, û tevgera Şêx Seîd a 1925an lêdikole. Gotina "neteweperweriya bi tevahî gihîştî di cilê olî de", ku sernavê beşê ye, hukmê pirtûkê yê li ser vê tevgerê bi kurtî dide: gotara olî ya Şêx Seîd ne perdeyek e ku daxwaza neteweyî ya Kurd vedişêre, lê îfadeya wê daxwazê bi zimanê wê serdemê ye. Nivîskar her wiha îddîa dike ku rêveberiya Kemalîst têgeha "paşverûtî" ji bo rewakirina Îslama ku bi xwe pênase dikir û ji bo damxekirina muxalefeta Kurd wekî kevneperest bi kar aniye, û ev têgeh ji serdema Abdulhemîd mîras girtiye. Ji vê alî ve, pirtûk vegotina fermî ya ku 1925an wekî pevçûneke di navbera "kevneperestiya olî" û "komara laîk" de pêşkêş dike, bi awayekî cidî dihejîne.

Wateya Wergera Erebî

Girîngiya çapa Erebî ji bersiva wê meseleyê tê ku pirtûk di cîhana Erebî de nîqaş dike. Di dîrokanivîsiya Erebî û di zimanê siyasî de, neteweperweriya Kurd demeke dirêj an wekî projeya hêzên derve an jî wekî jirêderketineke ku ummeta Îslamê parçe dike hatiye vegotin. Pirtûka Silêmanî jî bi belgeyan nîşan dide ku ramana neteweyî ya Kurd di serdema dawî ya Osmanî de, ji hundirê Îslamê û bi zimanê Îslamê çêbûye; ev jî derfetê dide xwendevanê Ereb ku meseleya Kurdistanê ne wekî dozeke ji derve hatî ferzkirin, lê wekî daxwaza mafekî ku ji dîroka herêmê bi xwe derdikeve bibîne. Ku Muhammed Şemdîn berê beşa Şêx Seîd a pirtûkê û gotara nivîskar a li ser şêxekî sûfî yê Kurd û cîranên wî yên Xiristiyan wergerandibûn Erebî, nîşan dide jî ku ev werger berhema kedeke demdirêj e.

Rêbaza pirtûkê dibe ku hin xwendevanan biwestîne; para yekem a teorîk nîqaşeke çir dihewîne û beşên ku ji dîroka Kurd re hatine veqetandin, tenê di nîvê duyem ê pirtûkê de dest pê dikin. Digel vê yekê, beşdariya esasî jî tam ji vê sebrê çêdibe, ji ber ku nivîskar mînaka Kurd piştî ku nîşan dide neteweperweriya fermî ya Osmanî û Tirk çawa Îslam bi kar aniye, digire dest û bi vî awayî tevgerên Kurd ne wekî îstîsnayeke cuda, lê wekî yek ji neteweperweriyên hevrik ên heman serdemê bi cih dike. Wergerandina pirtûkê bi zûtirîn dem bo Tirkî û Kurdî jî, ji bo nîqaşa li Bakur xwedî girîngiyeke taybet e.

Pirtûka Kemal Silêmanî ew vegotina ku ol û neteweyê, ummet û miletî wekî du cemserên dijber dibîne, bi metnên Kurdî diceribîne; xeta ku ji Şêx Ubeydullah heta Şêx Seîd dirêj dibe, wekî dîroka daxwazeke neteweyî dixwîne ku di siya xîlafetê de li dengê xwe digere.

Çavkanî

  • Şemdîn, M. (2025, 3 Cotmeh). Îslam û Neteweperweriyên Hevrik li Rojhilata Navîn (1876–1926) [Nirxandina pirtûkê]. nlka.net.
  • Soleimani, K. (2016). Islam and Competing Nationalisms in the Middle East, 1876–1926. Palgrave Macmillan.
  • Soleimani, K. (2026). el-İslam ve'l-Kavmiyyat el-Mütenafise fi'ş-Şark el-Evsat, 1876–1926 (M. Şemdîn, wergêr).

ناسیونالیزمی کورد لە سێبەری خەلافەتدا: کتێبەکەی کەمال سلێمانی بە عەرەبی

کتێبەکەی مێژوونووسی کورد کەمال سلێمانی، کە پەیوەندیی نێوان ئیسلام و ناسیونالیزم لە نیو سەدەی کۆتاییی عوسمانیدا لە ڕێگەی دەقە کوردییەکانەوە دەخاتە بەر لێکۆڵینەوە، بە وەرگێڕانی محەمەد شەمدین بە عەرەبی بڵاوکرایەوە.

مێژوونووسی کورد کەمال سلێمانی کتێبەکەی بە ناوی «ئیسلام و ناسیونالیزمە ڕکابەرەکان لە ڕۆژهەڵاتی ناوەڕاست، ١٨٧٦–١٩٢٦» کە لە ساڵی ٢٠١٦دا لەلایەن دەزگای پاڵگرەیڤ ماکمیلانەوە بە ئینگلیزی بڵاوکرایەوە، ئێستا بە ناونیشانی الإسلام والقوميات المتنافسة في الشرق الأوسط وەرگێڕدراوەتە سەر زمانی عەرەبی. وەرگێڕانەکەی محەمەد شەمدین کردوویەتی، کە پێشتر وتارێک و بەشێکی ئەم کتێبەی نووسەری کردبوو بە عەرەبی؛ سلێمانی لەو تێبینییەدا کە بڵاوبوونەوەی کتێبەکەی تێدا ڕاگەیاندووە، دەڵێت وەرگێڕ دوو ساڵی تەمەنی بۆ ئەم کارە داناوە و سوپاسی دەکات. ئەم وەرگێڕانە لەو ڕووەوە گرنگە کە توێژینەوەیەک دەگەیەنێتە دەست خوێنەری عەرەب، کە پەیوەندیی نێوان ئیسلام و ناسیونالیزم لە نیو سەدەی کۆتاییی عوسمانیدا لە چاوی کوردەوە دووبارە دەخوێنێتەوە. پرسیاری کتێبەکە ئامانجی جیاکارییەکە کە ماوەیەکی درێژ لە مێژوونووسیی ڕۆژهەڵاتی ناوەڕاستدا وەک ڕاستییەکی چەسپاو وەرگیرابوو: ئایا ئایین و نەتەوە، ئوممەت و میللەت دژی یەکترن، یان لە هەمان سەردەمدا و لە دەستی هەمان خەڵکدا تێکەڵ بە یەکتر کاریان کردووە؟

نووسەر و جێگەی کتێبەکە

کەمال سلێمانی مێژوونووسێکە لە ساڵی ٢٠١٤دا لە زانکۆی کۆڵۆمبیا دکتۆراکەی لە بواری مێژووی ئیسلام و ڕۆژهەڵاتی ناوەڕاستدا تەواو کردووە، پاشان لە زانکۆی ئارتوقلوی ماردین، لە کۆلێژی کوینز و سیتی کۆلێج لە نیویۆرک و لە ئێل کۆلێخیۆ دێ مێخیکۆ لە مەکسیک وانەی گوتووەتەوە. نووسەر کە زمانی دایکی سۆرانییە، دەتوانێت سەرچاوە کورمانجی، فارسی، عەرەبی، تورکی و عوسمانییەکان لە زمانی ڕەسەنی خۆیاندا بخوێنێتەوە، و هێزی سەرەکیی کتێبەکەش لێرەوە سەرچاوە دەگرێت. کتێبەکە لە نامەی دکتۆراکەی نووسەرەوە لەدایک بووە کە پێشکەشی کۆڵۆمبیای کردووە؛ لەسەر دەقگەلێکی وەک بەڵگەنامەکانی ئەرشیفی عوسمانی، ڕۆژنامەکانی ئەو سەردەمە، مەسنەوییە فارسییەکەی شێخ عوبەیدوڵڵای نەهری و نامەکانی، و نووسینەکانی سەعید نورسی پێش دوورخستنەوەی بنیات نراوە. لەم ڕووەوە ئەم توێژینەوەیە یەکێکە لەو کەمە بەرهەمە ئەکادیمییانەی کە هەوڵ دەدەن بیری سیاسیی کورد نە بە زمانی چاودێرانی دەرەکی و نە بە زمانی ئەرشیفی دەوڵەت، بەڵکو لە ڕێگەی دەقەکانی خودی ئەکتەرە کوردەکانەوە بخوێننەوە.

مشتومڕێکی سێ بەشی

کتێبەکە جگە لە پێشەکی و ئەنجام، لە سێ بەش و حەوت فەسڵ پێکهاتووە. بەشی یەکەم پەیوەندیی نێوان بیری ئایینی و ناسیونالیزم و شێوە کۆن و نوێیەکانی سیاسەتی خەلافەت تاوتوێ دەکات. نووسەر لێرەدا ڕەخنە لەو تیۆرییانە دەگرێت کە وا دادەنێن ناسیونالیزم ئایین لە بواری گشتی دەردەکات، و نیشان دەدات کە خەلافەت تاکە سیستەمێکی سیاسیی دیاریکراو لە قورئاندا نییە، بەڵکو دامەزراوەیەکە بە درێژاییی مێژوو مشتومڕی لەسەر کراوە و بەپێی بەرژەوەندیی جیاواز دووبارە پێناسە کراوەتەوە. بەشی دووەم ناسیونالیزمی فەرمیی عوسمانی و تورک و پانئیسلامیزمی سوڵتان عەبدولحەمیدی دووەم دەخاتە بەر لێکۆڵینەوە؛ لەم بەشەدا کە درێژترین بەشی کتێبەکەیە، ئەوە دەسەلمێنرێت کە لە سەردەمی عەبدولحەمیددا ئەو تێگەیشتنەی «ئیسلامی ڕاست» کە دەوڵەت پێناسەی دەکرد، لەگەڵ داوای ناسنامە و شارستانییەتێکی تورک‌تەوەردا تێکەڵ بووە. بەشی سێیەمیش بۆ ناسیونالیزمی کورد تەرخان کراوە و لە ڕێگەی سێ نموونەوە بەرەوپێش دەچێت: شێخ عوبەیدوڵڵای نەهری، نووسینەکانی سەعید نورسی پێش دوورخستنەوەی، و بزووتنەوەی شێخ سەعیدی ١٩٢٥ کە دوای هەڵوەشاندنەوەی خەلافەت هات. کەواتە پێکهاتەی کتێبەکە ڕیزبەندییەکی ئاگایانە پەیڕەو دەکات: سەرەتا بنەمای تیۆری، پاشان لێکدانەوەی ناوەند بۆ ئیسلام، و لە کۆتاییدا ئەو وەڵامەی کورد بەرامبەر بەم لێکدانەوەیە پەرەی پێدا.

لە پشت ئەم ڕیزبەندییەوە بانگەشە سەرەکییەکەی کتێبەکە وەستاوە:

لە دواین سەردەمی عوسمانیدا ئیسلام ناسنامەیەکی تاک و هاوبەش نەبوو؛ هەر ناسیونالیزمێک «ئیسلامی ڕاست»ی خۆی پێناسە دەکرد، و خەلافەتیش زیاتر لەوەی پلەیەکی گەردوونی بێت، دەبوو بە مەیدانی ڕکابەریی ناسیونالیستی.

لە شێخ عوبەیدوڵڵاوە بۆ شێخ سەعید

سەرنجڕاکێشترین بەشی کتێبەکە بۆ خوێنەری کورد، ئەو فەسڵە درێژەیە کە بۆ شێخ عوبەیدوڵڵای نەهری تەرخان کراوە. نووسەر بزووتنەوەی ١٨٨٠ی ئەو شێخە نەقشبەندییە نەک وەک ڕاپەڕینێکی ناوچەییی عەشیرەتی، بەڵکو وەک هەوڵێک دەخوێنێتەوە کە هەم دەسەڵاتی عوسمانی و هەم دەسەڵاتی قاجاری پێکەوە ڕەت دەکردەوە و داوای قەوارەیەکی سیاسیی جیاوازی کوردی دەکرد. ئەوەی شێخ لەو سەردەمەدا لە نامەیەکدا بۆ پزیشکی میسیۆنێری ئەمریکی جۆزێف کۆکران نووسیویەتی کە نەتەوەی کورد بە ئایین و یاسا و نەریتەکانیەوە نەتەوەیەکی جیاوازە و دەیەوێت کاروباری خۆی بگرێتە دەستی خۆی، ناسراوترین بنەمای ئەم خوێندنەوەیەیە. بە بڕوای سلێمانی، عوبەیدوڵڵا دەوڵەتی وەک ئامرازی تێگەیشتنێکی کوردتەوەری ئیسلام دەبینی؛ ئەمەش نیشان دەدات کە کورد توانیویەتی ئیسلام وەک بیانووی جیابوونەوە لە تورک و فارسیش بەکاربهێنێت. بوونی نەخشەیەک لەسەر بەرگی چاپە عەرەبییەکە کە ناوچەی دەسەڵاتی شێخ عوبەیدوڵڵا لە دەوروبەری ساڵی ١٨٨٠دا نیشان دەدات، قورساییی ئەم فەسڵە لە کتێبەکەدا ڕەنگ دەداتەوە.

فەسڵی سەعید نورسی وێنەیەکی وریاترانە دەکێشێت. نووسەر ئەوە دەگێڕێتەوە کە نورسی لە نووسینەکانی پێش و پاش ١٩٠٨دا خەمی دواخراویی کورد، نزمیی ڕێژەی خوێندەواری و ناکۆکییە ناوخۆییەکانیانی خواردووە، و هۆشیاریی نەتەوەییی کوردی بە دەنکە تەزبیحێک چواندووە کە دەزووەکەی پچڕابێت. پرۆژەی نورسی بۆ دامەزراندنی زانکۆیەک لە کوردستان وەک بەرجەستەبوونێکی ئەم خەمە تاوتوێ دەکرێت. ئەم فەسڵە لەو ڕووەوە گرنگە کە نیشان دەدات ناسیونالیزمی کورد تەنها بە ڕاپەڕین نا، بەڵکو بە داوای پەروەردە و زمانیش خۆی دەربڕیوە.

دوایین فەسڵ ئەو قۆناغە دەخاتە بەر لێکۆڵینەوە کە بە هەڵوەشاندنەوەی خەلافەت لە ٣ی ئاداری ١٩٢٤ و دامەزراندنی سەرۆکایەتی کاروباری ئایینی لە هەمان ڕۆژدا دەستی پێکرد، هەروەها بزووتنەوەی شێخ سەعیدی ١٩٢٥. ناونیشانی فەسڵەکە، واتە «ناسیونالیزمێکی تەواو پێگەیشتوو لە جلوبەرگی ئایینیدا»، حوکمی کتێبەکە دەربارەی ئەم بزووتنەوەیە کورت دەکاتەوە: گوتاری ئایینیی شێخ سەعید پەردەیەک نەبوو کە داوای نەتەوەییی کورد دابپۆشێت، بەڵکو دەربڕینی ئەو داوایە بوو بە زمانی ئەو سەردەمە. نووسەر هەروەها دەڵێت دەسەڵاتی کەمالیست چەمکی «ڕەجعییەت»ی بۆ ڕەوایەتیدان بەو ئیسلامەی خۆی پێناسەی دەکرد و بۆ مۆرکردنی ئۆپۆزیسیۆنی کورد بە کۆنەپەرستی بەکارهێناوە، و ئەم چەمکە لە سەردەمی عەبدولحەمیدەوە بە میرات بۆی ماوەتەوە. لەم ڕووەوە کتێبەکە بە شێوەیەکی جددی ئەو گێڕانەوە فەرمییە دەهەژێنێت کە ساڵی ١٩٢٥ وەک ململانێیەک لە نێوان «کۆنەپەرستیی ئایینی» و «کۆماری عەلمانی»دا پیشان دەدات.

مانای وەرگێڕانە عەرەبییەکە

گرنگیی چاپە عەرەبییەکە لە بەرامبەری ئەو مەسەلەیەوە دێت کە کتێبەکە لە جیهانی عەرەبیدا تاوتوێی دەکات. لە مێژوونووسیی عەرەبی و لە زمانی سیاسیدا ناسیونالیزمی کورد ماوەیەکی درێژ یان وەک پرۆژەی هێزە دەرەکییەکان یان وەک لادانێک کە ئوممەتی ئیسلامی لەت دەکات وێنا کراوە. کتێبەکەی سلێمانی بە پێچەوانەوە بە بەڵگە نیشان دەدات کە بیری نەتەوەییی کورد لە دواین سەردەمی عوسمانیدا لە ناو ئیسلامەوە و بە زمانی ئیسلام لەدایک بووە؛ ئەمەش ئەو دەرفەتە دەداتە خوێنەری عەرەب کە مەسەلەی کوردستان نەک وەک دۆزێکی لە دەرەوە سەپێنراو، بەڵکو وەک داوای مافێک ببینێت کە لە مێژووی خودی ناوچەکەوە هەڵقوڵاوە. ئەوەی محەمەد شەمدین پێشتر فەسڵی شێخ سەعیدی ئەم کتێبەی و وتارێکی نووسەری دەربارەی شێخێکی سۆفیی کورد و دراوسێ مەسیحییەکانی کردبوو بە عەرەبی، ئەوەش نیشان دەدات کە ئەم وەرگێڕانە بەرهەمی ڕەنجێکی دوورودرێژە.

ڕێبازی کتێبەکە لەوانەیە هەندێک خوێنەر ماندوو بکات؛ بەشی یەکەمی تیۆری مشتومڕێکی چڕی تێدایە و ئەو فەسڵانەی بۆ مێژووی کورد تەرخان کراون تەنها لە نیوەی دووەمی کتێبەکەدا دەست پێدەکەن. لەگەڵ ئەوەشدا بەشداریی ڕاستەقینە ڕێک لەم سەبرەوە لەدایک دەبێت، چونکە نووسەر نموونەی کورد دوای ئەوە دەخاتە ڕوو کە نیشانی دەدات ناسیونالیزمی فەرمیی عوسمانی و تورک چۆن ئیسلامی بەکارهێناوە، و بەم شێوەیە بزووتنەوە کوردییەکان نەک وەک ئیستیسنایەکی جیا، بەڵکو وەک یەکێک لە ناسیونالیزمە ڕکابەرەکانی هەمان سەردەم جێگیر دەکات. وەرگێڕانی خێرای کتێبەکە بۆ سەر زمانی تورکی و کوردیش، بۆ مشتومڕەکە لە باکوور گرنگییەکی تایبەتی هەیە.

کتێبەکەی کەمال سلێمانی ئەو گێڕانەوەیە بە دەقە کوردییەکان تاقی دەکاتەوە کە ئایین و نەتەوە، ئوممەت و میللەت وەک دوو جەمسەری دژ بە یەک دەبینێت؛ و ئەو هێڵەی لە شێخ عوبەیدوڵڵاوە تا شێخ سەعید درێژ دەبێتەوە، وەک مێژووی داوایەکی نەتەوەیی دەخوێنێتەوە کە لە سێبەری خەلافەتدا بەدوای دەنگی خۆیدا دەگەڕێت.

سەرچاوەکان

  • شەمدین، م. (٢٠٢٥، ٣ی تشرینی یەکەم). ئیسلام و ناسیونالیزمە ڕکابەرەکان لە ڕۆژهەڵاتی ناوەڕاست (١٨٧٦–١٩٢٦) [هەڵسەنگاندنی کتێب]. nlka.net.
  • سلێمانی، ک. (٢٠١٦). ئیسلام و ناسیونالیزمە ڕکابەرەکان لە ڕۆژهەڵاتی ناوەڕاست، ١٨٧٦–١٩٢٦. پاڵگرەیڤ ماکمیلان.
  • سلێمانی، ک. (٢٠٢٦). الإسلام والقوميات المتنافسة في الشرق الأوسط، ١٨٧٦–١٩٢٦ (وەرگێڕانی م. شەمدین).

Kurdish Nationalism in the Shadow of the Caliphate: Kemal Silêmanî's Book Now in Arabic

Kurdish historian Kemal Silêmanî's book, which examines the relationship between Islam and nationalism in the last half-century of the Ottoman Empire through Kurdish texts, has been published in Arabic in a translation by Muhammed Şemdîn.

Kurdish historian Kemal Silêmanî's book Islam and Competing Nationalisms in the Middle East, 1876–1926, published by Palgrave Macmillan in 2016, has been translated into Arabic under the title el-İslam ve'l-Kavmiyyat el-Mütenafise fi'ş-Şark el-Evsat. The translation is the work of Muhammed Şemdîn, who had previously rendered one of the author's articles and a chapter of the book into Arabic; in the note announcing the book's publication, Silêmanî thanks the translator, noting that he devoted two years to the task. The translation matters because it brings to Arab readers a study that rereads the relationship between Islam and nationalism in the last half-century of the Ottoman Empire through Kurdish eyes. The book's question targets a distinction long taken for granted in Middle Eastern historiography: are religion and nation, umma and millet opposites, or did they operate intertwined, in the same period and in the hands of the same people?

The Author and the Book's Place

Kemal Silêmanî is a historian who completed his doctorate in Islamic and Middle Eastern history at Columbia University in 2014 and has since taught at Mardin Artuklu University, at Queens College and City College in New York, and at El Colegio de México in Mexico. A native speaker of Soranî, the author can read Kurmancî, Persian, Arabic, Turkish and Ottoman Turkish sources in the original, and this is where the book's real strength lies. The book grew out of the doctoral dissertation the author submitted to Columbia; it is built on texts such as Ottoman archival documents, newspapers of the period, the Persian masnavi and letters of Şêx Ubeydullahê Nehrî, and the pre-exile writings of Said Nursî. In this respect, the study is one of the few academic works that try to read Kurdish political thought not in the language of outside observers or of the state archive, but through the Kurdish actors' own texts.

A Debate in Three Parts

Apart from the introduction and conclusion, the book consists of three parts and seven chapters. The first part addresses the relationship between religious thought and nationalism and the old and new forms of caliphate politics. Here the author challenges theories that assume nationalism pushes religion out of the public sphere, and shows that the caliphate was not a single political order defined in the Qur'an but an institution debated throughout history and redefined according to differing interests. The second part examines Ottoman and Turkish official nationalism and the pan-Islamism of Abdülhamid II; in this part, the longest in the book, the author argues that the notion of "true Islam" defined by the state under Abdülhamid became intertwined with a Turkish-centered claim to identity and civilization. The third part is devoted to Kurdish nationalism and proceeds through three cases: Şêx Ubeydullahê Nehrî, the pre-exile writings of Said Nursî, and the 1925 Şêx Seîd movement that followed the abolition of the caliphate. The book's structure thus follows a deliberate order, setting out first the theoretical ground, then the center's interpretation of Islam, and finally the response the Kurds developed against that interpretation.

Behind this order stands the book's central argument:

In the late Ottoman period, Islam was not a single, shared identity; each nationalism defined its own "true Islam," and the caliphate turned less into a universal office than into an arena of nationalist rivalry.

From Şêx Ubeydullah to Şêx Seîd

For Kurdish readers, the most striking part of the book is the long chapter devoted to Şêx Ubeydullahê Nehrî. The author reads the Naqshbandi sheikh's 1880 movement not as a local tribal uprising but as an undertaking that rejected Ottoman and Qajar rule alike and demanded a separate Kurdish political entity. The best-known basis for this reading is the letter the sheikh wrote at the time to the American missionary physician Joseph Cochran, in which he says that the Kurdish nation is a nation apart, with its own religion, laws and customs, and that it wants to take its affairs into its own hands. According to Silêmanî, Ubeydullah saw the state as an instrument of a Kurdish-centered understanding of Islam; this shows that the Kurds could also use Islam as grounds for separating themselves from the Turks and the Persians. The fact that the cover of the Arabic edition carries a map showing Şêx Ubeydullah's sphere of influence around 1880 also reflects the weight of this chapter in the book.

The Said Nursî chapter paints a more cautious picture. The author relates how, in his writings before and after 1908, Nursî was preoccupied with the backwardness imposed on the Kurds, their low literacy rate and their internal feuds, and how he likened Kurdish national consciousness to the beads of a prayer string whose cord has snapped. Nursî's plan to found a university in Kurdistan is treated as a concrete expression of this concern. The chapter is important for showing that Kurdish nationalism expressed itself not only through uprisings but also through demands for education and language.

The final chapter examines the period that began on 3 March 1924 with the abolition of the caliphate and the founding, on the same day, of the Directorate of Religious Affairs, as well as the 1925 Şêx Seîd movement. The chapter's title, "Fully-fledged Nationalism in Religious Garb", sums up the book's verdict on the movement: Şêx Seîd's religious discourse was not a veil concealing the Kurdish national demand but the expression of that demand in the language of its time. The author further argues that the Kemalist regime used the concept of "irtica" (reaction) to legitimize the Islam it had itself defined and to brand the Kurdish opposition as reactionary, and that this concept was inherited from the Abdülhamid era. In this respect, the book seriously unsettles the official narrative that presents 1925 as a clash between "religious reaction" and the "secular republic."

What the Arabic Translation Means

The significance of the Arabic edition stems from the resonance in the Arab world of the question the book discusses. In Arab historiography and political language, Kurdish nationalism has long been portrayed either as a project of foreign powers or as a deviation that divides the Islamic umma. Silêmanî's book, by contrast, demonstrates with documents that Kurdish national thought was born in the late Ottoman period from within Islam and in the language of Islam; this gives Arab readers the opportunity to see the Kurdistan question not as a cause imposed from outside but as a claim to rights arising from the region's own history. That Muhammed Şemdîn had earlier translated into Arabic the book's chapter on Şêx Seîd and the author's article on a Kurdish Sufi sheikh and his Christian neighbors also shows that this translation is the fruit of long labor.

The book's method may challenge some readers; the theoretical first part contains dense argument, and the chapters devoted to Kurdish history begin only in the second half of the book. Yet the real contribution springs from precisely this patience, for the author takes up the Kurdish case only after showing how Ottoman and Turkish official nationalism used Islam, and thereby positions the Kurdish movements not as a separate exception but as one of the competing nationalisms of the same period. Bringing the book into Turkish and Kurdish without delay would be of particular importance for the debate in Bakur.

Kemal Silêmanî's book tests against Kurdish texts the narrative that sees religion and nation, umma and millet, as opposite poles, and reads the line stretching from Şêx Ubeydullah to Şêx Seîd as the history of a national demand seeking its own voice in the shadow of the caliphate.

Bibliography

  • Şemdîn, M. (2025, October 3). Islam and Competing Nationalisms in the Middle East (1876–1926) [Book review]. nlka.net.
  • Soleimani, K. (2016). Islam and Competing Nationalisms in the Middle East, 1876–1926. Palgrave Macmillan.
  • Soleimani, K. (2026). el-İslam ve'l-Kavmiyyat el-Mütenafise fi'ş-Şark el-Evsat, 1876–1926 (M. Şemdîn, Trans.).

ناسیونالیسم کردی در سایهٔ خلافت: کتاب کمال سلیمانی به عربی منتشر شد

کتاب کمال سلیمانی، تاریخ‌نگار کرد، که رابطهٔ اسلام و ناسیونالیسم را در نیم‌قرن پایانی عثمانی از خلال متون کردی بررسی می‌کند، با ترجمهٔ محمد شمدین به عربی منتشر شد.

کتاب تاریخ‌نگار کرد، کمال سلیمانی، با عنوان اسلام و ناسیونالیسم‌های رقیب در خاورمیانه، ۱۸۷۶–۱۹۲۶ که در سال ۲۰۱۶ از سوی انتشارات پالگریو مکمیلان منتشر شده بود، با عنوان «الإسلام والقوميات المتنافسة في الشرق الأوسط» به عربی ترجمه شد. این ترجمه را محمد شمدین انجام داده است که پیش‌تر یکی از مقاله‌های نویسنده و یکی از فصل‌های کتاب را به عربی برگردانده بود؛ سلیمانی در یادداشتی که در آن انتشار کتاب را اعلام کرد، با اشاره به اینکه مترجم دو سال از عمر خود را صرف این کار کرده، از او سپاسگزاری می‌کند. اهمیت این ترجمه در آن است که پژوهشی را که رابطهٔ اسلام و ناسیونالیسم در نیم‌قرن پایانی عثمانی را از نگاه کردها از نو می‌خواند، به دست خوانندهٔ عرب می‌رساند. پرسش کتاب، تمایزی را نشانه می‌گیرد که مدت‌ها در تاریخ‌نگاری خاورمیانه امری پذیرفته‌شده به شمار می‌رفت: آیا دین و ملت، امت و قوم در برابر یکدیگر قرار دارند، یا در یک دوره و در دست همان مردمان درهم‌تنیده عمل کرده‌اند؟

نویسنده و جایگاه کتاب

کمال سلیمانی تاریخ‌نگاری است که در سال ۲۰۱۴ دکترای خود را در رشتهٔ تاریخ اسلام و خاورمیانه در دانشگاه کلمبیا به پایان رساند و پس از آن در دانشگاه ماردین آرتوکلو، کالج کوئینز و سیتی کالج در نیویورک و ال کولخیو د مکزیکو در مکزیک تدریس کرد. زبان مادری نویسنده سورانی است و منابع کرمانجی، فارسی، عربی، ترکی و عثمانی را به زبان اصلی می‌خواند و قوت اصلی کتاب نیز از همین‌جا می‌آید. کتاب از رسالهٔ دکترایی برآمده است که نویسنده به دانشگاه کلمبیا ارائه کرد؛ و بر متونی چون اسناد آرشیو عثمانی، روزنامه‌های آن دوره، مثنوی فارسی و نامه‌های شیخ عبیدالله نهری و نوشته‌های پیش از تبعید سعید نورسی استوار است. از این نظر، این پژوهش از معدود آثار دانشگاهی است که می‌کوشد اندیشهٔ سیاسی کرد را نه با زبان ناظران بیرونی یا آرشیو دولت، بلکه از خلال متون خود کنشگران کرد بخواند.

بحثی در سه بخش

کتاب، جز مقدمه و نتیجه، از سه بخش و هفت فصل تشکیل شده است. بخش نخست به رابطهٔ اندیشهٔ دینی و ناسیونالیسم و شکل‌های کهن و نوین سیاست خلافت می‌پردازد. نویسنده در اینجا با نظریه‌هایی که فرض می‌کنند ناسیونالیسم دین را از عرصهٔ عمومی بیرون می‌راند مخالفت می‌کند و نشان می‌دهد که خلافت نظام سیاسی واحدی نیست که در قرآن تعریف شده باشد، بلکه نهادی است که در طول تاریخ محل بحث بوده و بر پایهٔ منافع گوناگون از نو تعریف شده است. بخش دوم ناسیونالیسم رسمی عثمانی و ترک و پان‌اسلامیسم عبدالحمید دوم را بررسی می‌کند؛ در این بخش که طولانی‌ترین بخش کتاب است، استدلال می‌شود که برداشت «اسلام راستین» که دولت در دوران عبدالحمید تعریف می‌کرد، با ادعای هویت و تمدنی ترک‌محور درهم آمیخته بود. بخش سوم به ناسیونالیسم کردی اختصاص دارد و با سه نمونه پیش می‌رود: شیخ عبیدالله نهری، نوشته‌های پیش از تبعید سعید نورسی و جنبش شیخ سعید در سال ۱۹۲۵ که پس از الغای خلافت روی داد. بنابراین ساختار کتاب از نظمی آگاهانه پیروی می‌کند که نخست زمینهٔ نظری، سپس تفسیر مرکز از اسلام و سرانجام پاسخی را که کردها در برابر این تفسیر پروراندند، به ترتیب پیش می‌نهد.

در پشت این نظم، ادعای محوری کتاب نهفته است:

در دورهٔ پایانی عثمانی، اسلام هویتی یگانه و مشترک نبود؛ هر ناسیونالیسمی «اسلام راستین» خود را تعریف می‌کرد و خلافت نیز بیش از آنکه مقامی جهانی باشد، به عرصهٔ رقابت ناسیونالیستی بدل می‌شد.

از شیخ عبیدالله تا شیخ سعید

چشمگیرترین بخش کتاب برای خوانندهٔ کرد، فصل مفصلی است که به شیخ عبیدالله نهری اختصاص یافته است. نویسنده جنبش ۱۸۸۰ این شیخ نقشبندی را نه شورشی عشایری و محلی، بلکه اقدامی می‌خواند که هم حکومت عثمانی و هم حکومت قاجار را رد می‌کرد و خواهان موجودیت سیاسی جداگانهٔ کرد بود. اینکه شیخ در نامه‌ای که در همین دوره به جوزف کاکرن، پزشک مبلغ آمریکایی، نوشت گفته است ملت کرد با دین، قوانین و آداب خود ملتی جداگانه است و می‌خواهد امور خود را به دست خویش بگیرد، شناخته‌شده‌ترین پشتوانهٔ این خوانش است. به باور سلیمانی، عبیدالله دولت را ابزار برداشتی کردمحور از اسلام می‌دید؛ و این نشان می‌دهد که کردها می‌توانستند اسلام را دستاویزی برای جدا شدن از ترک‌ها و فارس‌ها نیز قرار دهند. وجود نقشه‌ای بر جلد چاپ عربی که حوزهٔ نفوذ شیخ عبیدالله را در حدود سال ۱۸۸۰ نشان می‌دهد نیز بازتاب وزن این فصل در کتاب است.

فصل سعید نورسی تصویری محتاطانه‌تر ترسیم می‌کند. نویسنده نقل می‌کند که نورسی در نوشته‌های پیش و پس از ۱۹۰۸ دغدغهٔ عقب‌نگه‌داشته‌شدن کردها، پایین بودن نرخ سواد و کشمکش‌های درونی آنان را داشت و آگاهی ملی کرد را به دانه‌های تسبیحی تشبیه می‌کرد که نخش گسسته است. طرح نورسی برای تأسیس دانشگاهی در کردستان، پاسخ عینی این دغدغه دانسته می‌شود. این فصل از آن رو اهمیت دارد که نشان می‌دهد ناسیونالیسم کردی تنها با شورش‌ها نبود که خود را بیان می‌کرد، بلکه با مطالبهٔ آموزش و زبان نیز چنین می‌کرد.

فصل پایانی دوره‌ای را که با الغای خلافت در ۳ مارس ۱۹۲۴ و تأسیس ریاست امور دینی (دیانت) در همان روز آغاز شد و نیز جنبش شیخ سعید در سال ۱۹۲۵ را بررسی می‌کند. عبارت «ناسیونالیسم تمام‌عیار در جامهٔ دین» که عنوان این فصل است، داوری کتاب دربارهٔ این جنبش را خلاصه می‌کند: گفتار دینی شیخ سعید پرده‌ای نبود که مطالبهٔ ملی کرد را بپوشاند، بلکه بیان همان مطالبه به زبان آن روزگار بود. نویسنده همچنین بر آن است که حکومت کمالیستی مفهوم «ارتجاع» را برای مشروعیت بخشیدن به اسلامی که خود تعریف می‌کرد و برای انگ ارتجاعی زدن به مخالفان کرد به کار گرفت و این مفهوم را از دوران عبدالحمید به ارث برده بود. از این نظر، کتاب روایت رسمی را که سال ۱۹۲۵ را درگیری میان «ارتجاع دینی» و «جمهوری لائیک» جلوه می‌دهد، به‌جد متزلزل می‌کند.

معنای ترجمهٔ عربی

اهمیت چاپ عربی از بازتاب موضوع مورد بحث کتاب در جهان عرب ناشی می‌شود. در تاریخ‌نگاری و زبان سیاسی عرب، ناسیونالیسم کردی مدت‌ها یا پروژهٔ قدرت‌های خارجی یا انحرافی تفرقه‌افکن در امت اسلامی روایت شده است. اما کتاب سلیمانی با اسناد نشان می‌دهد که اندیشهٔ ملی کرد در دورهٔ پایانی عثمانی از درون اسلام و به زبان اسلام زاده شد؛ و این به خوانندهٔ عرب امکان می‌دهد مسئلهٔ کردستان را نه آرمانی تحمیل‌شده از بیرون، بلکه مطالبهٔ حقی ببیند که از دل تاریخ خود منطقه برآمده است. اینکه محمد شمدین پیش‌تر فصل شیخ سعید کتاب و مقالهٔ نویسنده دربارهٔ یک شیخ صوفی کرد و همسایگان مسیحی‌اش را به عربی برگردانده بود، نشان می‌دهد که این ترجمه حاصل کوششی طولانی است.

روش کتاب ممکن است برای برخی خوانندگان دشوار باشد؛ بخش نخستِ نظری بحثی فشرده دارد و فصل‌های مربوط به تاریخ کرد تنها در نیمهٔ دوم کتاب آغاز می‌شوند. با این همه، دستاورد اصلی نیز درست از همین شکیبایی برمی‌خیزد، زیرا نویسنده نمونهٔ کرد را پس از آنکه نشان می‌دهد ناسیونالیسم رسمی عثمانی و ترک چگونه از اسلام بهره گرفت بررسی می‌کند و بدین‌سان جنبش‌های کردی را نه استثنایی جداگانه، بلکه یکی از ناسیونالیسم‌های رقیب همان دوره جای می‌دهد. ترجمهٔ هرچه زودتر این کتاب به ترکی و کردی نیز برای بحث در باکور اهمیتی ویژه دارد.

کتاب کمال سلیمانی روایتی را که دین و ملت، امت و قوم را قطب‌هایی متضاد می‌بیند، با متون کردی می‌آزماید و خطی را که از شیخ عبیدالله تا شیخ سعید امتداد می‌یابد، تاریخ مطالبه‌ای ملی می‌خواند که در سایهٔ خلافت در جست‌وجوی صدای خویش بود.

منابع

  • شمدین، م. (۲۰۲۵، ۳ اکتبر). اسلام و ناسیونالیسم‌های رقیب در خاورمیانه (۱۸۷۶–۱۹۲۶) [نقد کتاب]. nlka.net.
  • سلیمانی، ک. (۲۰۱۶). اسلام و ناسیونالیسم‌های رقیب در خاورمیانه، ۱۸۷۶–۱۹۲۶. پالگریو مکمیلان.
  • سلیمانی، ک. (۲۰۲۶). الإسلام والقوميات المتنافسة في الشرق الأوسط، ۱۸۷۶–۱۹۲۶ (ترجمهٔ م. شمدین).

القومية الكردية في ظل الخلافة: كتاب كمال سليماني بالعربية

صدر بالعربية، بترجمة محمد شمدين، كتاب المؤرخ الكردي كمال سليماني الذي يدرس العلاقة بين الإسلام والقومية في نصف القرن الأخير من عمر الدولة العثمانية من خلال النصوص الكردية.

صدر كتاب المؤرخ الكردي كمال سليماني الذي نشرته دار بالغريف ماكميلان عام 2016 بالإنجليزية تحت عنوان «الإسلام والقوميات المتنافسة في الشرق الأوسط، 1876–1926» مترجمًا إلى العربية بعنوان «الإسلام والقوميات المتنافسة في الشرق الأوسط». وقد أنجز الترجمة محمد شمدين، الذي سبق أن نقل إلى العربية مقالة للمؤلف وفصلًا من الكتاب؛ ويشكر سليماني المترجم في الملاحظة التي أعلن فيها صدور الكتاب، مشيرًا إلى أنه كرّس لهذا العمل عامين من وقته. وتكتسب هذه الترجمة أهميتها من كونها توصل إلى القارئ العربي دراسة تعيد قراءة العلاقة بين الإسلام والقومية في نصف القرن الأخير من عمر الدولة العثمانية بعيون الكرد. ويستهدف سؤال الكتاب تمييزًا ظل طويلًا من المسلّمات في التأريخ للشرق الأوسط: هل الدين والقومية، والأمة الدينية والأمة القومية نقيضان، أم أنهما عملا متداخلين في المرحلة نفسها وعلى أيدي الأشخاص أنفسهم؟

المؤلف ومكانة الكتاب

كمال سليماني مؤرخ نال الدكتوراه في تاريخ الإسلام والشرق الأوسط من جامعة كولومبيا عام 2014، ثم درّس في جامعة ماردين أرتوقلو، وفي كلية كوينز وكلية سيتي في نيويورك، وفي كلية المكسيك في مكسيكو. والمؤلف، الذي لغته الأم السورانية، قادر على قراءة المصادر الكرمانجية والفارسية والعربية والتركية والعثمانية في لغاتها الأصلية، ومن هنا تأتي القوة الحقيقية للكتاب. وقد وُلد الكتاب من أطروحة الدكتوراه التي قدّمها المؤلف إلى جامعة كولومبيا، ويقوم على نصوص من قبيل وثائق الأرشيف العثماني وصحف تلك المرحلة ومثنوي الشيخ عبيد الله النهري الفارسي ورسائله وكتابات سعيد النورسي السابقة للنفي. ومن هذه الزاوية يُعدّ هذا العمل واحدًا من الأعمال الأكاديمية القليلة التي تسعى إلى قراءة الفكر السياسي الكردي لا بلغة المراقبين من الخارج أو أرشيف الدولة، بل من خلال النصوص التي كتبها الفاعلون الكرد أنفسهم.

نقاش في ثلاثة أقسام

يتألف الكتاب، فضلًا عن المقدمة والخاتمة، من ثلاثة أقسام وسبعة فصول. يتناول القسم الأول العلاقة بين الفكر الديني والقومية، والأشكال القديمة والجديدة لسياسة الخلافة. ويعترض المؤلف هنا على النظريات التي تفترض أن القومية تُقصي الدين من المجال العام، ويبيّن أن الخلافة ليست نظامًا سياسيًا واحدًا وصفه القرآن، بل مؤسسة جرى الجدل حولها عبر التاريخ وأُعيد تعريفها وفقًا لمصالح مختلفة. ويدرس القسم الثاني القومية الرسمية العثمانية والتركية والجامعة الإسلامية لدى عبد الحميد الثاني؛ وفي هذا القسم، وهو أطول أقسام الكتاب، يُحاجّ المؤلف بأن مفهوم «الإسلام الصحيح» الذي حددته الدولة في عهد عبد الحميد تداخل مع ادعاء هوية وحضارة متمحورتين حول الترك. أما القسم الثالث فمخصص للقومية الكردية ويمضي عبر ثلاثة نماذج: الشيخ عبيد الله النهري، وكتابات سعيد النورسي السابقة للنفي، وحركة الشيخ سعيد عام 1925 التي أعقبت إلغاء الخلافة. وهكذا يتبع بناء الكتاب ترتيبًا مقصودًا يعرض أولًا الأرضية النظرية، ثم تأويل المركز للإسلام، وأخيرًا الرد الذي صاغه الكرد في مواجهة هذا التأويل.

وخلف هذا الترتيب تقف الأطروحة المركزية للكتاب:

لم يكن الإسلام في المرحلة العثمانية الأخيرة هوية واحدة مشتركة؛ فكل قومية كانت تعرّف «إسلامها الصحيح»، وكانت الخلافة تتحول من منصب كوني إلى ساحة للتنافس القومي.

من الشيخ عبيد الله إلى الشيخ سعيد

أكثر فصول الكتاب لفتًا لانتباه القارئ الكردي هو الفصل الطويل المخصص للشيخ عبيد الله النهري. فالمؤلف يقرأ حركة الشيخ النقشبندي عام 1880 لا بوصفها تمردًا عشائريًا محليًا، بل بوصفها مسعى يرفض الحكمين العثماني والقاجاري معًا ويطالب بـكيان سياسي كردي مستقل. ويُعدّ قول الشيخ، في رسالة كتبها في تلك المرحلة إلى الطبيب المبشّر الأمريكي جوزيف كوكران، إن الأمة الكردية أمة مستقلة بدينها وقوانينها وتقاليدها وإنها تريد أن تأخذ شؤونها بيدها، أشهر سند لهذه القراءة. ويرى سليماني أن عبيد الله كان ينظر إلى الدولة بوصفها أداة لفهم للإسلام متمحور حول الكرد؛ وهذا يدل على أن الكرد استطاعوا أن يتخذوا من الإسلام أيضًا مسوّغًا للانفصال عن الترك والفرس. كما أن ظهور خريطة على غلاف الطبعة العربية تبيّن منطقة نفوذ الشيخ عبيد الله نحو عام 1880 يعكس ثقل هذا الفصل في الكتاب.

أما فصل سعيد النورسي فيرسم صورة أكثر حذرًا. إذ ينقل المؤلف أن النورسي شغله في كتاباته قبل عام 1908 وبعده تخلّف الكرد الذي فُرض عليهم، وتدنّي نسبة القراءة والكتابة بينهم، وصراعاتهم الداخلية، وأنه شبّه الوعي القومي الكردي بحبات مسبحة انقطع خيطها. ويُتناول مشروع النورسي لإنشاء جامعة في كردستان بوصفه ترجمة ملموسة لهذا القلق. وتكمن أهمية هذا الفصل في أنه يبيّن أن القومية الكردية لم تعبّر عن نفسها بالانتفاضات وحدها، بل بالمطالبة بالتعليم واللغة أيضًا.

ويدرس الفصل الأخير المرحلة التي بدأت بإلغاء الخلافة في 3 آذار/مارس 1924 وتأسيس رئاسة الشؤون الدينية في اليوم نفسه، وحركة الشيخ سعيد عام 1925. ويلخّص عنوان الفصل، «قومية مكتملة في ثوب ديني»، حكم الكتاب على هذه الحركة: فالخطاب الديني للشيخ سعيد لم يكن ستارًا يحجب المطلب القومي الكردي، بل كان تعبيرًا عن ذلك المطلب بلغة عصره. ويذهب المؤلف كذلك إلى أن الحكم الكمالي استخدم مفهوم «الرجعية» لإضفاء الشرعية على الإسلام الذي عرّفه بنفسه ولوصم المعارضة الكردية بالرجعية، وأن هذا المفهوم موروث من عهد عبد الحميد. ومن هذه الزاوية يزعزع الكتاب بجدية الرواية الرسمية التي تقدّم أحداث عام 1925 بوصفها صراعًا بين «الرجعية الدينية» و«الجمهورية العلمانية».

معنى الترجمة العربية

تأتي أهمية الطبعة العربية من صدى القضية التي يناقشها الكتاب في العالم العربي. فقد ظلت القومية الكردية زمنًا طويلًا تُروى في التأريخ العربي واللغة السياسية العربية إما بوصفها مشروعًا لقوى خارجية وإما انحرافًا يفرّق الأمة الإسلامية. أما كتاب سليماني فيبيّن بالوثائق أن الفكر القومي الكردي وُلد في المرحلة العثمانية الأخيرة من داخل الإسلام وبلغة الإسلام؛ وهذا يتيح للقارئ العربي أن يرى قضية كردستان لا بوصفها قضية مفروضة من الخارج، بل مطالبة بحق نابعة من تاريخ المنطقة نفسها. كما أن محمد شمدين سبق أن نقل إلى العربية فصل الشيخ سعيد من الكتاب ومقالة المؤلف عن شيخ صوفي كردي وجيرانه المسيحيين، وهو ما يبيّن أن هذه الترجمة ثمرة جهد طويل.

قد يُرهق منهج الكتاب بعض القرّاء؛ فالقسم الأول النظري يتضمن نقاشًا كثيفًا، والفصول المخصصة للتاريخ الكردي لا تبدأ إلا في النصف الثاني من الكتاب. غير أن الإسهام الحقيقي يولد من هذا الصبر تحديدًا، لأن المؤلف يتناول النموذج الكردي بعد أن يبيّن كيف وظّفت القومية الرسمية العثمانية والتركية الإسلام، فيضع بذلك الحركات الكردية لا في موضع الاستثناء المنفرد، بل في موضع إحدى القوميات المتنافسة في المرحلة نفسها. ولنقل الكتاب في أقرب وقت إلى التركية والكردية أيضًا أهمية خاصة بالنسبة إلى النقاش الدائر في شمال كردستان.

إن كتاب كمال سليماني يختبر بالنصوص الكردية الرواية التي ترى الدين والقومية، والأمة الدينية والأمة القومية، قطبين متضادين؛ ويقرأ الخط الممتد من الشيخ عبيد الله إلى الشيخ سعيد بوصفه تاريخ مطلب قومي يبحث عن صوته في ظل الخلافة.

المراجع

  • شمدين، م. (2025، 3 تشرين الأول/أكتوبر). الإسلام والقوميات المتنافسة في الشرق الأوسط (1876–1926) [مراجعة كتاب]. nlka.net.
  • سليماني، ك. (2016). الإسلام والقوميات المتنافسة في الشرق الأوسط، 1876–1926. بالغريف ماكميلان.
  • سليماني، ك. (2026). الإسلام والقوميات المتنافسة في الشرق الأوسط، 1876–1926 (ترجمة م. شمدين).

İlgili haberler